BlogSedat Bornovalı’nın notları

Sahilde bir saray yavrusu

· Sedat

Sahilde bir saray yavrusu

Kadıköy Caddebostan’daki Ragıp Paşa Köşkü satışa çıkarılınca Seyhan Akıncı, Milliyet Pazar için yapının hikâyesini sordu. Köşk, II. Abdülhamid döneminin sonlarına doğru, 1906-1907’de yalı düzeninde, denizin hemen kıyısına yapılmıştı; mimarı, Sirkeci Garı’nın da mimarı olan August Jasmund.

Yapıyı, Bağdat Caddesi çevresinde “Erenköy köşkü” diye anılan, ahşap olarak görmeye alıştığımız ve sayıları giderek azalan İngiliz Viktorya tipi kır köşklerinin görkemli bir çeşitlemesi olarak görmek mümkün. Bir farkla: ahşap görünen köşk aslında baştan sona tuğla, ahşap yalnız kaplama. Tuğlaya istenen hareketli süslemeyi işlemek kolay olmadığı için cephenin ahşapla giydirildiği düşünülüyor.

II. Abdülhamid, mabeyincisi Ragıp Paşa’yı hep yanında istediği için paşa köşküne ancak iki haftada bir gelebilmiş. Paşanın görkemli yapılara düşkünlüğü İstiklal Caddesi’ndeki Anadolu ve Rumeli hanlarından da hatırlanır; kardeşi, padişahın doktoru Arif Paşa da Elmadağ’daki en büyük tarihi apartmana ve Moda’daki büyük köşke adını vermiş. Yazıda, yirmi yedi dönümlük arazinin resmî kayıtlara göre kırk bin altına mal olduğu da aktarılıyor.

Peki neden “Perili”? Köşk uzun süre kara tarafındaki caddeye uzak kaldığı için pek göze çarpmıyordu. 1980’lerin ortasında önündeki dolgu üzerinde sahil yolu açılıp insanlar orada yürümeye başlayınca bakımsız kalmış bu yapıyla yüz yüze geldiler; lakabını da büyük ölçüde bu karşılaşmaya borçlu. Köşkü denizden ayıran dolgu, onu bir anlamda herkese göstermiş oldu. “Küçük Dolmabahçe” ve “Saray Yavrusu” adlarıyla birlikte hikâyenin tamamı Milliyet Pazar’da.

Bu yazıya atıf

Sedat Bornovalı, “Sahilde bir saray yavrusu”, sedat.bornova.li, 2020-02-23, https://www.sedat.bornova.li/2020/02/23/ahsap-gorunen-bir-kosk-neden-tugladan/, erişim tarihini ekleyin.