Cambridge’deki Bir Albümde Ayasofya: 16. Yüzyıldan Az Bilinen Bir Betim

· Sedat

Cambridge’deki Bir Albümde Ayasofya: 16. Yüzyıldan Az Bilinen Bir Betim

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversite’sinde düzenlenen bu sempozyumda sunum yapma fırsatı doğunca, kısa süre önce kitapta değindiğim hatta kapak resmi olan görseli biraz daha kapsamlı olarak incelemeye karar vermiştim. Sonuçlar tahminimden daha verimli çıktı.

Cambridge Üniversitesi, Trinity College’ın Wren Kütüphanesi’nde, bağışçısı Jonathan Dryden’ın adıyla anılan küçük bir el yazması var: neredeyse bir cep kitabı boyutunda (18,5×13 cm) bir “Osmanlı kıyafet albümü”. Bu tür albümler, 16. yüzyılda Avrupa’nın Osmanlı dünyasına duyduğu merakın bir ürünü olarak doğdu; padişahtan yeniçeriye, softadan saray kadınına çeşitli figürleri tanıtırlardı. Dryden Albümü de bu figürlerin yanında, çoğu kişinin gözünden kaçan birkaç mimari çizim barındırıyor. Bunlardan biri, bugüne dek kapsamlı biçimde incelenmemiş bir Ayasofya betimi.

Çizimi yapan ressam, büyük olasılıkla Galata Kulesi’nden bakarak çalışmış; ama yapının çevresinde dolaşırken edindiği yakın gözlemleri de bu uzak manzaraya katmış. Sonuçta gerçekle hayalin şaşırtıcı biçimde iç içe geçtiği bir görüntü çıkmış ortaya.

Ayrıntılara dikkatle bakınca, dönemine tanıklık eden değerli ipuçları beliriyor. Yapının batısındaki çan kulesi hâlâ ayakta ve kiremit çatısıyla kırmızıya boyanmış — gerçekçi bir gözlem. Minarelerin şerefeleri, sonradan değiştirilecek olan klasik dönem mukarnaslı biçimini koruyor; yani bu çizim, o ayrıntının henüz bozulmadığı bir anı dondurmuş. Kuzey cephedeki güçlü Osmanlı payandaları ise Mimar Sinan’ın Ayasofya onarımları sırasında eklediği desteklerdir. Bu yönüyle çizim, Sinan’ın yapıdaki müdahalelerini gösteren en eski görüntülerden biri, belki de en eskisi olabilir.

Her şey gerçekçi değil elbette. Ressam, kendi kültüründen taşıdığı beklentiyle Ayasofya’ya olmayan anıtsal bir giriş eklemiş; cephenin etkisini güçlendirmek için bazı ölçüleri abartmış; arkadaki Sur-ı Sultani’yi ise tümüyle yok sayıp dikkatini yalnızca Ayasofya’ya vermiş. Yapının önündeki II. Selim Türbesi görünüyor — ama yanına henüz ikinci bir türbe eklenmemiş olması, çizimi rahatlıkla III. Murat dönemine tarihlememizi sağlıyor.

Kısacası, çok yetenekli olmasa da gözlem gücü yüksek, özenli bir ressamın elinden çıkan bu betim, 16. yüzyılın son çeyreğine ışık tutuyor ve Ayasofya’nın görsel tarihindeki boşlukları doldurmaya katkıda bulunuyor.

Bu çizimi ayrıntılı biçimde incelediğim akademik makaleye buradan ulaşabilirsiniz. Ayasofya’ya dair birçok başka ayrıntıları Tarihin En Uzun Şiiri: Ayasofya’da anlatmaya çalıştım.

Bu yazıya atıf

Sedat Bornovalı, “Cambridge’deki Bir Albümde Ayasofya: 16. Yüzyıldan Az Bilinen Bir Betim”, sedat.bornova.li, 2022-05-29, https://www.sedat.bornova.li/2022/05/29/cambridge-dryden-albuminde-ayasofya-16-yuzyil-betim/, erişim tarihini ekleyin.